İyi dostluklar kavga ile başlarmış.. Umarım öyle olur da, hem Kayseri kazanır, hem Kayserispor..
Önüme bir fotoğraf geldi.
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın, Kapalı Kale Taraftarlar Derneği Başkanı Ahmet Dirgenali ve Kayserispor eski başkanı Berna Gözbaşı..
Şaşırdım..
Aslında Çarşamba'dan belliydi. Perşembe'nin gelişi.
Ama..
Cuma'dan da belli olması biraz garibime gidiyordu.
Perşembe ne, Çarşamba ne, Cuma ne? diyenler için açıklayım.
Tamamen kendi görüşümü ve fotoğraftan ortaya çıkan tabloyu yorumluyorum.
Baki Ersoy'un safı ve duruşu belli. Ahmet Dirgenali ile Baki Ersoy'un yakınlığı da belli ve aşikar.
Kardeş desen değil ama, kardeşten öte dersen tam oturur.
Nurettin Açıkalın ile de Baki Ersoy'un dostluğu belli.
Ortak hedefleri de belli.
Eeee! O zaman Baki Ersoy, Nurettin Açıkalın ve Ahmet Dirgenali'nin bir arada olması çok normal.
Hatta sıradan.
Baki Vekil'in de doğum günü olduğuna göre, bu güzel günde onlar olmasında vekilin yanında, ben mi olayım..
Da.. Berna Gözbaşı'nın ne işi var?
İşte o fotoğraftaki Berna Gözbaşı'nın yer alması Çarşamba..
Düne kadar, her fırsatta eleştirdiği hatta düşman bellediği 3 ayrı isimle poz vermesi..
Aylarca gitmediği statta Hatayspor maçını tribünden izleyip, ''kıskananlar Çatlasın'' mesajı vermesi de Cuma..
Peki Perşembe ne derseniz.
Onu ben de bilmiyorum.
Ama tahmin ediyorum.
Ramazan Bedir'in açtığı dava da olabilir, Kayserispor Token'de..
Ya da kulaktan kulağa yayılan, ama aslının olup olmadığı bilinmeyen ''Ucunda hapis bile olabilir'' konu da..
Her ne olursa olsun.
Ben bu 3 isimin yanında Berna Gözbaşı'nın oluşunu yadırgadım.
Ve daha da önemlisi şu son dönemdeki hamlelerini samimi de bulmuyorum.
Tıpkı, aylarca Kayserispor'un adını sadece alacak için cümle içerisinde geçirip, başka anmazken bir anda en koyu taraftar olması gibi.
Bu takımın bugün bu halde oluşunun en önemli aktörleri arasında sanki kendi değilmişçesine, şimdi Kayserispor saflarında yer alması gibi.
Transfer yasağının gelmesinden, kulübün alacaklarına temlik konulmasına ve o temliğin Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'a ve bankasına geçmesi gibi durumlarda başrol değilmişçesine hareket etmesi gibi..
Velhasılkelam..
Kayserispor'un küme düşmemesi için Nurettin Açıkalın ve yönetiminin her ay yaklaşık 25 Milyon Lira bulma gayretine iten isimken, nasıl oldu da eski düşman, dost oldu.
Tek sebep Ali Çamlı mı idi?
Ali Çamlı gitti, kavga bitti mi ?
Neyse..
Umarım bu eski düşmandan dost olma hikayesinde yine zarar gören Kayserispor olmaz.
Çünkü, saygı duyduğum ve bir dönem haklı olduğunu düşündüğüm için destek verdiğim Berna Gözbaşı'nın, böylesi değişimi bana tuhaf ve absürt geldi.
Bu olayın altında bir samimiyetsizlik yok ise Berna hanım, temlik olayını noktalandırsın da; görelim Kayserispor sevdasını..
Ama o zamana kadar benim nezdimde, eski düşmandan dost olmaz!